Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Halüsinasyon mu, Delüzyon mu? Aralarındaki Fark

Halüsinasyon ve delüzyon nedir, aralarındaki farklar nelerdir? Bu yazı, algı bozukluğu olan halüsinasyonla, sarsılmaz yanlış inanç olan delüzyonu örneklerle anlatır; çocuk ve ergen psikiyatrisi bakış açısıyla ne zaman profesyonel destek alınması gerektiğini açıklar.

“Sesler duyuyorum.” ve “Herkes beni takip ediyor.” cümleleri aynı şeyi anlatmaz. Biri halüsinasyon, diğeri delüzyon olabilir.

Psikiyatrik değerlendirmede en çok karıştırılan kavramlardan ikisi halüsinasyon ve delüzyondur. Günlük hayatta, dizi ve filmlerde bu kelimeleri çok duyuyoruz; ancak klinik anlamları çoğu zaman özetle “hayal görmek” gibi tek bir ifadeye indirgeniyor.

Oysa bu iki kavram, ruh sağlığında gerçeği değerlendirme becerisini anlamak için kritik öneme sahiptir. Bu yazıda, halüsinasyon ve delüzyon arasındaki farkı sade bir dille anlatacak; çocuk, ergen ve yetişkinler için ne zaman profesyonel destek düşünülmesi gerektiğine değineceğiz.

Halüsinasyon Nedir?

Halüsinasyon, dışarıda gerçek bir uyaran olmadığı halde, kişi sanki varmış gibi bir algı yaşadığında kullandığımız kavramdır. Yani beyin, “olmayan” bir şeyi varmış gibi algılar.

En sık gördüğümüz halüsinasyon türleri şunlardır:

  • İşitsel halüsinasyon: Kişinin, etrafta kimse yokken sesler, fısıltılar, konuşmalar duyması.
  • Görsel halüsinasyon: Çevrede olmayan insanlar, hayvanlar, şekiller, ışıklar görmesi.
  • Kokusal halüsinasyon: Gerçekte ortada yokken yanık, gaz, kötü ya da güzel kokular alması.
  • Dokunsal halüsinasyon: Vücudunda bir şeylerin gezindiğini, dokunduğunu hissetmesi.

Halüsinasyon yaşayan kişi, genellikle bu algıyı oldukça canlı ve gerçek gibi tarif eder. Bazıları bunun “gerçek olamayacağını” fark ederken, bazıları tamamen gerçek olduğuna inanabilir. Eşlik eden hastalığa, yaşa ve süreçteki diğer belirtilere göre tablo değişir.

Delüzyon (Sanrı) Nedir?

Delüzyon ya da Türkçe adıyla sanrı, gerçeğe uymayan, mantıkla ve kanıtla düzeltilemeyen, kişinin sıkı sıkıya inandığı düşüncedir.

Örneğin:

  • “Komşular evime gizli kamera yerleştirdi, beni izliyorlar.”
  • “Televizyondaki spiker bana özel mesaj gönderiyor.”
  • “Normal bir insanım ama aslında çok ünlü, dünyaca tanınan bir liderim; gizli tutuluyor.”

Burada dikkat çeken nokta, inandığı düşüncenin gerçeğe uymaması ve kişinin bu inancını kanıtlarla bile sorgulayamamasıdır. Çevresindeki herkes aksi yönde delil gösterse bile, düşüncesini bırakmakta zorlanır.

Temel Fark: Algı Bozukluğu mu, İnanç Bozukluğu mu?

Özetle söyleyecek olursak:

  • Halüsinasyon: Dış uyaran yokken, varmış gibi algılama (ses duymak, görüntü görmek gibi).
  • Delüzyon: Gerçeğe uygun olmayan, sarsılmaz yanlış inanç (takip edilme, zarar görme, büyüklük sanrıları gibi).

Bazı psikiyatrik tablolarda bu ikisi birlikte görülebilir. Örneğin kişi hem sesler duyabilir (halüsinasyon), hem de bu seslerin gizli bir örgütten geldiğine kesin olarak inanabilir (delüzyon).

Herkesin Yaşadığı Yanılsamalar Halüsinasyon Sayılır mı?

Yorgunken gölgeleri insan sanmak, uzaktaki sesi yanlış anlamak, uykuya dalarken bir an düşüyor gibi hissetmek gibi deneyimler çoğu kişide olur ve genellikle normal algısal yanılsamalar olarak kabul edilir.

Halüsinasyondan söz edebilmek için, bu tür algıların:

  • Daha sık ve tekrarlayıcı olması,
  • Kişinin günlük işlevselliğini (okul, iş, sosyal hayat) bozması,
  • Genellikle başka psikiyatrik belirtilerle birlikte seyretmesi (uyku düzeni bozulması, davranış değişikliği gibi)

beklenir. Özellikle alkol–madde kullanımı, epilepsi, yüksek ateş gibi tıbbi durumlar da benzer tabloya yol açabileceği için değerlendirme her zaman bütüncül yapılmalıdır.

Çocuk ve Ergenlerde Halüsinasyon ve Delüzyon

Çocukluk döneminde hayal gücü doğal olarak çok canlıdır. Hayali arkadaşlar, oyuncaklarla konuşma, canlandırmalar çoğu zaman gelişimin normal bir parçasıdır ve tek başına psikiyatrik bozukluk anlamına gelmez.

Ancak şu durumlarda daha dikkatli olmak gerekir:

  • Çocuk ısrarla “gerçek” olduğunu söyleyen sesler veya görüntüler tarif ediyorsa,
  • Bu deneyimler nedeniyle belirgin korku, kaygı, öfke, içe kapanma gelişiyorsa,
  • Okul başarısı, arkadaş ilişkileri ve aile içi iletişim belirgin şekilde bozuluyorsa,
  • “Biri beni izliyor, insanlar bana zarar vermek istiyor.” gibi yoğun korku ve takip edilme düşünceleri varsa ve bunlar oyun içinde değil, gerçek hayatla ilgili anlatılıyorsa.

Böyle durumlarda çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlar tarafından değerlendirme yapılması, hem altta yatan durumu anlamak hem de uygun destek adımlarını planlamak için önemlidir.

Ne Zaman Profesyonel Destek Düşünülmeli?

Aşağıdaki belirtilerden birkaçını bir arada gözlüyorsanız, bir uzmana başvurmak faydalı olabilir:

  • Çocuğunuz veya siz, olmayan sesler / görüntülerden sık sık söz ediyorsanız,
  • Gerçeğe uymayan düşünceler (takip edilme, zarar görme, özel mesajlar alma gibi) giderek güçleniyorsa,
  • Bu yaşantılar nedeniyle uyku, iştah, okul veya iş performansı, sosyal ilişkiler belirgin şekilde etkileniyorsa,
  • Kişi “yanlış olabileceğini” hiç düşünmeden, sarsılmaz bir şekilde bu inançlarını savunuyorsa,
  • Öz bakımında belirgin azalma, içe çekilme, davranışlarda ani ve belirgin değişiklikler varsa.

Destek almak; kişiyi etiketlemek ya da “damgalamak” için değil, yaşanan deneyimleri anlamlandırmak ve uygun tedavi–takip seçeneklerini değerlendirmek için ilk adımdır.

Ebeveynler ve Yakınlar İçin İletişim Önerileri

1. Yargılamadan Dinlemek

“Bunlar saçma, uyduruyorsun.” yerine, önce duyduğunu göstermek daha koruyucudur: “Bunları yaşamak senin için zor olmalı, bana biraz daha anlatmak ister misin?” gibi cümleler, çocuğun kendini yalnız hissetmesini azaltır.

2. Güvenli Alan Sağlamak

Korktuğu anlarda yanında olmanız, ortamı mümkün olduğunca sakin tutmanız ve ani tepkilerden kaçınmanız önemlidir. Aynı zamanda güvenliğini tehdit eden bir davranış varsa (kendine zarar verme gibi) vakit kaybetmeden profesyonel yardım almak gerekir.

3. Kendi Kaygınızı Yönetmek

Böyle deneyimleri olan birine eşlik etmek, ebeveyn için de yorucu ve kaygı uyandırıcı olabilir. Kendi duygularınızı paylaşabileceğiniz, gerektiğinde profesyonel destek alabileceğiniz bir alan oluşturmanız da süreci daha sürdürülebilir kılar.

Sonuç: Farkı Bilmek, Destek İçin İlk Adım

Halüsinasyon ve delüzyon, ruh sağlığında gerçeği değerlendirme kapasitesiyle ilgili iki temel kavramdır. Biri olmayan bir şeyi varmış gibi algılamayı, diğeri ise gerçeğe uymayan, sarsılmaz inançları ifade eder.

Farkı bilmek, yalnızca tanı koymak için değil; ne zaman profesyonel destek düşünmek gerektiğini anlamak için de önemlidir. Yaşanan deneyimleri yargılamadan dinlemek, kişiyi yalnız bırakmamak ve gerektiğinde uzman görüşü almak, hem çocuklar hem yetişkinler için koruyucu bir adımdır.

Bilgilendirme notu: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; herhangi bir kişiye özel tanı, tedavi veya takip önerisi yerine geçmez. Kendiniz veya yakınınızla ilgili benzer belirtiler görüyorsanız, psikiyatri uzmanı veya çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanından profesyonel değerlendirme almanız önerilir.