Skip to content Skip to footer
Uzm. Dr. Perihan Turhan Gürbüz — Travma ve Stresörle İlişkili Bozukluklar Kapak Görseli

Travma ve Stresörle İlişkili Bozukluklar

Nedir?

Travma ve stresörle ilişkili bozukluklar; çocuk veya ergenin kaza, afet, istismar, ağır hastalık/ameliyat, zorbalık, ani kayıp, boşanma/taşınma gibi olaylardan sonra yaşadığı ısrarlı sıkıntı ve işlev kaybını kapsar. En sık tablolar:

  • Akut Stres Bozukluğu (ASB): Travmadan sonraki ilk 1 ay içinde başlayan yoğun semptomlar.
  • Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB): Yeniden yaşantılama, kaçınma, olumsuz biliş/duygu ve artmış uyarılmışlık kümelerinin 1 aydan uzun sürmesi.
  • Uyum Bozukluğu: Önemli yaşam değişikliği/stresör sonrasında beklenenden fazla duygusal–davranışsal tepki.
  • Yas Reaksiyonları: Yakın kaybı sonrası şiddetli ve uzamış yas belirtileri (gelişimsel düzeye göre değerlendirilir).

Ebeveynlerin fark edebileceği belirtiler

  • Yeniden yaşantılama: Kâbuslar, flashback benzeri anlar, oyunlarda travma temasının tekrarı, ani irkilmeler.
  • Kaçınma: Olayı hatırlatan yer/kişilerden uzak durma, okul/etkinlik reddi, duyguları konuşmaktan kaçınma.
  • Olumsuz biliş/duygu: Suçluluk, "dünya tehlikeli" inancı, keyif veren etkinliklerden kopma, umutsuzluk.
  • Artmış uyarılmışlık: Sinirlilik, öfke patlamaları, odaklanma güçlüğü, uyku bozulması, kolay irkilme.
  • Somatik belirtiler: Karın/baş ağrıları, mide bulantısı, iştah/uyku ritminde dalgalanma.
  • Okul–arkadaşlık etkisi: Devamsızlık, notlarda düşüş, akranlarla çatışma/geri çekilme.
  • Kırmızı bayraklar: Kendine zarar verme/ intihar düşüncesi, panik benzeri yoğun kaygı tepkileri, dissosiyatif belirtiler, ani öfke ve riskli davranışlar. Bu durumlarda gecikmeden profesyonel değerlendirme gerekir.

Neden bazı çocuklarda daha belirgin olur?

Olayın niteliği ve tekrar etmesi, çocuğun yaşı, gelişimsel düzeyi ve önceki ruhsal durumu, sosyal destek düzeyi ve güvenlik algısı belirleyicidir. Zorbalık/istismar gibi insan eliyle olan travmalarda belirtiler daha ısrarlı olabilir. Eşlik eden DEHB, kaygı/depresyon, öğrenme güçlükleri süreci zorlaştırabilir.

Travma Sonrası Klinik Değerlendirme Süreci

Travmatik yaşantılar, çocuk ve ergenlerde yalnızca “anı” olarak kalmaz; beynin güvenlik sistemini yeniden biçimlendirir. Bu nedenle değerlendirme, yalnızca olayı değil, çocuğun olayı nasıl deneyimlediğini ve sinir sisteminin tepkisini anlamaya odaklanır.

1. Klinik Görüşme ve Ruhsal Haritalama

  • Semptom listesi çıkarmaktan öte; travmanın iç dünyadaki temsili ve tetikleyiciler ayrıntılı biçimde değerlendirilir.
  • Ebeveynin tepkisi ve aile içi iletişim tarzı klinik tabloyu şekillendirir.

2. Ayırıcı Tanı ve Eşlik Eden Durumlar

Belirtiler anksiyete, depresyon, dikkat eksikliği, dissosiyatif tepkiler veya uyum bozukluklarıyla karışabilir; DSM‑5‑TR çerçevesinde sistematik değerlendirme yapılır.

3. Tıbbi ve Güvenlik Değerlendirmesi

Fiziksel yaralanma, istismar şüphesi veya nörolojik etkilenme olasılığı varsa gerekli incelemeler ve güvenlik planı yapılır.

4. Ölçme Araçları ve İzlem

Belirti izlemine yardımcı bilimsel ölçekler kullanılabilir; tek başına tanı koydurmaz, ilerlemeyi nesnel izlemeye yarar.

5. Paylaşılan Müdahale Planı

Çocuk–aile–okul hattında bireyselleştirilmiş plan: duygu düzenleme, ebeveyn danışmanlığı, okul uyarlamaları ve gerekirse psikoterapi/ilaç desteği.

Antalya’da çocuk ve ergen psikiyatrisi doktoru olarak Uzm. Dr. Perihan Turhan Gürbüz, travma sonrası değerlendirme ve tedavide bütüncül yaklaşımı benimser; amaç yalnızca semptomları hafifletmek değil, çocuğun güven, oyun ve merak duygusunu yeniden güçlendirmektir.

Kanıta Dayalı Müdahaleler

Travma Odaklı Bilişsel Davranışçı Terapi (TF‑CBT)

Birinci basamak yaklaşımlardan biridir; psikoeğitim, gevşeme ve duygu düzenleme becerileri, olumsuz düşüncelerin yeniden yapılandırılması, aşamalı travma anlatısı ve ebeveyn oturumlarını içerir.

EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme)

Uygun olgularda bilimsel temelli bir yöntemdir; travmatik anıların sinir sistemi üzerindeki etkisini azaltmayı hedefler. Uygulama bu alanda eğitimli terapistlerce yapılmalıdır.

Ebeveyn Danışmanlığı

  • Tetikleyicileri tanıma ve düzenleme, kaçınmayı pekiştirmeden destek olma
  • Uyku–ekran–rutin dengesini kurma
  • Günlük etkinliklerle davranışsal aktivasyonu artırma

Okul Temelli Düzenlemeler

  • “Güvenli kişi” uygulaması ve esnek dönüş planı
  • Kademeli sınav/ödev maruziyeti, sessiz ve düşük uyaranlı oturma
  • Zorbalığa sıfır tolerans politikası

Farmakoterapi (gerektiğinde)

TSSB için özel bir ilk seçenek ilaç yoktur; yoğun anksiyete, uyku veya depresif belirtiler eşlik ediyorsa en düşük etkili doz prensibiyle ve çocuk‑ergen psikiyatristi planlamasıyla değerlendirilir. İlaç, psikoterapiyi tamamlayıcıdır.

Ev ve Okul Arasında Pratik Öneriler

  • Rutin önce gelir: Düzenli uyku, yemek ve okul ritmi sinir sistemi için güven yaratır.
  • Adlandır ve düzenle: “Kalbim hızlı atıyor, korku geldi” gibi duygu adlandırmaları ve bedensel farkındalık çalışmaları.
  • Kademeli yaklaşım: Kaçınılan durumlara küçük adımlarla, başarı sonrası anında pekiştirme ile yaklaşın.
  • Medya hijyeni: Travmayı hatırlatan içerikleri sınırlayın; özellikle gece ekran süresini azaltın.
  • Güvenli anlatı: Çocuğu olayı tekrar tekrar anlatmaya zorlamayın; kısa, kontrollü ve güvenli konuşmalar yeterlidir.
  • Okulla yazılı iletişim: Gerekirse kısa süreli izin, prova sınav, “yardım işareti” sistemi gibi düzenlemeler planlanabilir.

Uzman Desteği ve İletişim

Belirtiler 2–4 haftadan uzun sürüyor, işlevselliği belirgin etkiliyor veya güvenlik kaygısı oluşuyorsa bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurun. Uzm. Dr. Perihan Turhan Gürbüz; TF‑CBT, ebeveyn danışmanlığı ve okul iş birliğini birleştirerek bireyselleştirilmiş planlar oluşturur.